26 Nisan 2013 Cuma

Maç Günlüğü #2 Lige Veda



Lig takvimi açıklandığında Fenerbahçe'nin Ankara'ya şampiyonluk yarışı içinde geleceğini çoğu kişi tahmin etmiştir galiba. Öyle de oldu ama tam sınırdaydık. Kaybettiğimiz anda yarıştan kopacaktık. Günler öncesinden biletleri aldık. Ne yalan söyleyeyim aklımda hep Benfica maçları vardı. Ama maça gitmişken de yenilmek üzücü olurdu. 

Şu zamana kadar Ankara'da 11-12 Fenerbahçe maçına gittim ama maç öncesi yürüyüşlerine hiç katılmamıştım. Ön yargılarımla beraber maç gününe kadar beklerken organizasyonun detayları da belli oldu. Meşalelerle beraber stada yürüme planı vardı. Büyük heyecan vs. derken maç günü geldi. Yürüyüşte GFB'den bildiğim tribün liderlerinin hepsini gördüm sayılır. Yürüyüşte çok iyi görüntüler de ortaya çıkmış işte onlardan biri. 


Meşale konusunda havanın azizliğine uğradık, tam meşaleler yandığı sırada güneş açtı. Bu da tecrübe oldu bize. Yürüyüş sırasında trafik de ciddi şekilde sıkıntıya uğradı. Tabi bunun sorumlusu Ankara polisi olmalı. Stada gittikten sonra alışık olduğumuz üzere takım otobüsünü bekledik. Meşaleler falan derken "Acaba neden yok?" diye sorduğumuz polis tüm yüzüyle kendini gösterdi. İnsanların taktığı atkılara neden müdahale edilir hala anlamış değilim ayrıca. Stada giriş için sıraya girdiğimizde hayatımın en büyük hayal kırıklıklarından birini yaşadım en az 500'er kişilik sıralar polis kontrolünde inanılmaz ağır ilerliyordu. Geçen sene ne kupa finalinde ne de yarı finalinde böyle bir şeyle karşılaşmamıştık. Saat 18:45'te girdiğimiz sıradan tam 20:10'da stada girdik. Polisle yaşadığımız tartışmalar, rezillikleri anlatmaya utanıyorum. Sezonun bütün masrafını karşılayan Gençlerbirliği'nin bu davranışı unutulmaz umarım. Her şeye rağmen stada girdikten sonra herkes mutluydu. 3-4 dakika tezahüratlar falan eğlenirken skoru gördüm ve o andan sonra her şey kötü gitti. Takım kötü oynadı, 2. golü yedik, tribünün en kötü yerindeydik... Fenerbahçe kale arkasına en az 2 bin fazla bilet satılmış. Sahte biletleri de sayarsak rekor katılım olabilir. 

Hiç bahsetmek istemesem de maç aklımda kaldığı kadarıyla oldukça kötüydü. En büyük hayal kırıklığım hiç şüphesiz Webo oldu. Bu kadar kötü olmamıştı hiç. Takımda genel olarak bir vazgeçmişlik vardı adeta. Maçın bitiş düdüğünden önce herkesin aklında Avrupa Ligi var ve herkes ligi kaybettiğimizin farkında. Hayatımda stattan izlediğim hiçbir maçı kaybetmemiştik ve bu ilk oldu. Hayatımın en kötü maçıydı ayrıca. Tribünden uzak ve ruhsuz. Son olarak çok amatörce hazırladığımız pankartı stada sokabilsek de geç girmemizden dolayı bir kere açabildik. 


Söyleyecek çok şey var belki ama kötü bir günü anlatmak zor...



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder